Borsa Binası

Üzümün,incirin,pamuğun ana vatanıdır Ege.Daha da nice ürüne analık eder Anadolu toprakları.Peki;bu mahsuller hasat edilir,pazar tezgahlarına,market raflarına bolluğunu belli etmek istercesine ardı sıra dizilirler de,nerede alınıp-satılırlar,fiyatları nasıl belirlenir,üretici,tüccar,ihraçatcı,sanayici nasıl buluşur?

Tüm bu soruların cevabını 1892’de İzmir verdi;Türkiye’nin ilk borsasına ev sahipliği yaparak.Zira,19.yy’ın son çeyreğinde Doğu Akdeniz’in atar damarı haline gelen liman kenti,yabancı tüccar kolonilerinin akımıyla artan ticaret hacmini kontrol altına almalıydı.Ürün fiyatları sağlıklı bir biçimde belirlenecekti ki tüccar ve üretici zarar etmesin.İzmir Ticaret Borsası,111 yıllık tarihini işte böyle başlatmıştı.Ama asıl serüven,Gazi Bulvarı ‘nın köşesindeki üçüncü,yani şimdiki binasına taşınıp,”kent kimliğine”kanıt olmak istercesine,bugüne uzanan ömrünü başlattığı 1928 yılını işaret ediyordu.İzmir,mazisi sorulduğunda,bu anıtsal yapıyı gösterecekti artık.Önünden geçen kent sakinleri ise taş duvarlarından dinleyecekti,asırlık hikayesini.

Ticaret Borsası’ nın tarihçesi bir hayli çetrefilli.Kentin iki ünlü tüccarı,Ermeni asıllı Arabyan Karabet Efendi ile Nişli Hacı Ali Efendi’nin aynı anda borsa açma hazırlıklarına girmesiyle başlayıp,hükumetin tavrını Müslüman girişimciden yana kullanmasına dek,beş yıla varan bir kuruluş serüveni . Kemeraltı’ndaki eski,küçük ve izbe hanın bir süre yetersiz kalmasıyla baş gösteren bina sorunu;hem de taa 1928’e kadar süren.

Bugün Turizm İl Müdürlüğü’nün bulunduğu eski Paket Postanesi’ne geçilerek bulunan geçici çözüm.Savaş yıllarında yapının Yunan İşgal Komiserliğine devralınmasıyla gerisin geriye eski hana dönüş.

izmir-kemeraltı (144)

Tam bu sırada da büyük İzmir yangını .Bunun borsa tarihindeki anlamı “dönemeç”.Zira;alevler İzmir’in en önemli ticaret bölgelerini yok edince,”Yangın yerinin temizlenmesi,buraya yeni yol akslarının açılması,etrafına da kamusal binaların yapılması”gündeme gelmiş.Ada hikayesi de böyle başlamış zaten.Belediye,imar edilmek üzere düşük bedelle arsa dağıttığı 1926’da,aslında “Cumhuriyet dönemi mimarlık akımı”nın anıtsal örneklerini serpiştirmiş Gazi Bulvarı ve civarına.Vakıflar Bankası,Osmanlı Bankası,Büyük Kardiçalı Han,eski İzmir esnaf ve Ahali Bankası,Halim Alanyalı binası ve İzmir Ticaret Borsası gibi mimari açıdan şık ve gösterişli binalar,tek bir fotoğraf karesi içine girmek istercesine,kısa sürede çevrelemiş birbirini.Kentin ortasındaki o kara çukur,bembeyaz olmuş,ışımış sanki.

Erkan Serçe ve Sabri Yetkin’in “Kuruluştan Günümüze İzmir Ticaret Borsası’nın Tarihi”isimli kitaplarında belirttiklerine göre;binanın yapımı için İzmirli mimar Tahsin Sermet Bey’le birlikte iki yabancı firmadan daha teklif gelmiş.Yönetim Kurulu’nun Milli Sinema ve Milli Kütüphane’nin yaratıcısı Tahsin Sermet’te karar kılması ile başlayan inşa süreci tam iki yıl sürmüş.

Kitaba konu olan araştırma açılış törenini de ayrıntılı olarak anlatıyor.Öyle ki;İzmir’in askeri ve mülki erkanı,ticaret temsilcileri,konsoloslar,yani ne kadar üst düzey yönetici ve tüccar varsa çağırılmış;fotoğrafçı Hamza Rüstem’e hazırlatılan davetiye ile.Tarihi bile özenle seçilmiş;İkinci Meşrutiyetin,anayasa’nın ilan edildiği “23 Temmuz”a denk getirilmiş açılış.Hazırlıklar karşılığını bulmuş.Bambaşka bir hava esmiş o gün İzmir sokaklarında;kent sakinleri büyük bir çoşkuyla katılmış organizasyona.Hatta,içinde iyi dileklerin olduğu bir mektup,şişe içinde,temel taşının altına yerleştirilmiş.

İşte İzmir Ticaret Borsası,Türk tarım ve ticaret hayatına yön vermeye,dünya piyasalarına etki etmeye,yani Ege’nin yüz akı olmaya bu çatı altında yelken açmış.Dünya savaşları,ekonomik krizler,değişen piyasa koşulları,muhtıralar ve darbelere tanıklık ettiği ömrünü hep aynı taş duvarlara yazmış.Bu yüzden “Borsa Çınarı”deniyor,Gazi Bulvarı’nın biricik gözbebeği sayılıyor ya bugün.

İzmirLife

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ