İzmir Fuarı

Yemyeşil bir alan üzerinde yaratılacak, ekonomik ve kültürel etkinlikler söz konusu olmalıydı. Bu fikir, İzmir’in büyük avladı Merhum Suat Yurt koru’nun idealist ve vatansever düşünce dünyasının eseridir. Uygulayıcısı ve gelecek nesillere emanet edicisi ise, İzmir’in unutulmaz Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz’dur.

İzmir Fuarı’nın temeli, şimdiki bulunduğu yerde, 1 Ocak 1936’da törenle atıldı. Yapılması ilk önce planlanan proje, Kültür park projesidir. 360.000 metrekarelik alan yeşillendirilecek ve İzmir kentinin teneffüs edeceği bir refah alanı elde edilecektir. Yılın belirli bir ayında ise, bu alan üzerinde enternasyonal özellikte bir fuarın gerçekleştirilmesine çalışılacaktır.

izmir fuarı

Bu amaca dönük hummalı çalışmalar, tüm hızı ile devam eder. Büyük bir moloz yığını halinde olan bu alan düzeltilir ve ağaç dikimine başlanır. Kültür park içindeki inşaatlar tamamlanır. 1 Eylül 1936, İzmir tarihinin en mutlu, en sevinçli ve en tatlı günlerinden biridir. İzmir Enternasyonal Fuarı, artik İzmir’in görkemli bir simgesi olarak, kentin yaşamında bas köseyi alıyordu.

Lozan Kapısı önünde, saat 17.30’da düzenlenen parlak törende yaptığı konuşmada Başbakan İsmet İnönü su görüşlere yer verdi:

“… Birkaç sene evvel, burası hepimizin bildiği gibi bos, hatta harap bir saha halinde idi. Burasını iktisadi hareketlerin bir toplantı yeri ve memleket sanayi için bir numune sergisi olarak düşünmek ve burada bir Kültür park yetiştirmek fikri, asil ve yüksek bir düşüncedir.”

Yaşamının en büyük idealine kavuşan İzmir Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz ise, izleyicilerin gözyaşları içinde dinlediği bir konumsa yapmıştı.

1936 Fuarı’na Mısır, Yunanistan ve Sovyetler Birliği’nden 48 yabancı kuruluş, 32 vilayet pavyonu ve 45 yerli kuruluş katılmıştı. Fuar süresi göz açıp kapayıncaya kadar geçiverdi. Yetkililer ve İzmirliler, Fuar’ın kente armağan edeceği hazineyi kavramışlardı. Bunun için her Fuar’ın bir öncekinden çok daha güzel ve gelişmiş olması planlanmalıydı.

1937 ve 1938 fuarları, bu yönde büyük atılımları getirdi. Hayvanat Bahçesi, Paraşüt Kulesi bu yıllarda inşa edildi.

Savaş Yılları 1940 yılının son günlerinde İzmirliler, üzerinde İzmir Enternasyonal Fuarı’nın çeşitli görüntüleri olan çok ilginç yılbaşı tebrikleri almışlardı. Bu kartpostalların arkasında şunlar yazılıydı:

“… Yeni yılınızın, milli refah ve saadetimiz içinde neşe ve sıhhatle dolu olarak geçmesini temenni eder, sevgi ve saygılarımızı sunarım. İzmir 28.12.1940, Dr. Behçet Uz (İzmir Belediye Reisi)”

Kartpostalların ön yüzündeki fuar fotoğraflarının hemen altında ise şunlar yazılmıştı.

“… 1941 İzmir Enternasyonal Fuarı’nda, kârlı alış-veriş, cazip eğlenceler, göz kamaştıran güzellikler bulacaksınız (20 Ağustos-20 Eylül).” İzmir Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz, 1941 Fuarı’nın açılısına 8 ay varken, İzmirliler için daha cazip ve daha göz kamaştırıcı bir fuar vaat ediyordu. 1941 yılı Fuar’ı, bambaşka bir açıdan Dr. Behçet Uz için önemli ve gurur verici bir fuar olmalıydı. Çünkü Dr. Behçet Uz politikaya atılmaya karar vermişti. Ve bu fuar onun belediye başkanı olarak son Fuar’ı olacaktı. Ayni zamanda İzmir Enternasyonal Fuarı 1941 yılı ile birlikte kuruluş aşamasını tamamlıyor, artik gelimse ve yükselme dönemine gidiyordu. 1942 yılında İzmir Enternasyonal Fuarı açılma imkanı bulamamıştı. Çünkü tüm dünyayı kasıp kavuran müthiş bir savaş olanca hızı ile yayılmıştı. www.kemeraltı.com Savasın etkisi ile Türkiye ekonomik bir darboğaza girmişti. Bu yüzden milli mahiyette dahi olsa Fuar’ın açılması imkansızdı. 1943 Fuarı ise Nazi Almanya sı, İngiltere, İtalya, Bulgaristan, Filistin, Hindistan, Macaristan ve Romanya’nın katılması ile açıldı. 639 yabancı firma ile 373 yerli firmanın mallarının sergilendiği bu fuarı 1.016.533 kişi gezdi. Nazi Almanya sı, İngiltere ve İtalya’nın gövde gösterisi halinde geçen bu Fuar’da savasın soluğu acı esmesine rağmen, yine de bu ülkeler Fuar esprisi içinde yan yana bulunabilmeyi başarıyordu. Daha doğrusu İzmir Enternasyonal Fuarı’nın barışçı ilkeleri yüzünden böyle bir ilginç görüntü meydana gelmişti.

1944 ve 1945 Fuarları ise, milli mahiyette açılmıştır. Hiçbir Avrupa ülkesinin Fuar’a katılma olanağı olamazdı. Çünkü savaş bütün Avrupa’yı kaplamıştı ve insanlar artik gündelik yaşamlarını kurtarabilmenin çabası içindeydiler. 1944 Fuarı’na 1.059. 1945 Fuarı’na ise 1160 yerli firma katildi. Her iki yıl içinde toplam 2.5 milyon kişi fuar’ı gezdi.

1943 Fuarı Savasın tüm dünyayı acılara boğduğu 1940, 1941 ve 1943 yıllarında açılan ve savaşan ülkeleri yan yana getiren İzmir Enternasyonal Fuarı, önemli bir işlevi yüklenmişti. Bu barisin, tarafsızlığın ve her ülkeye, dostluk beslemenin ne kadar insancıl, özgür ve anlamlı bir davranış biçimi olduğunu göstermekti. 1943 Fuarı’nın açılış resepsiyonunda Macaristan Büyükelçisi Jean Vörnle bu gerçeği söyle vurgulamıştı.

“… Öyle bir devirde yasamaktayız ki, toplar bütün dünyada gürlemektedir ve Türk devlet adamlarının zekası sayesindedir ki, baksa milletlerin fuarları kaldırmak mecburiyetinde oldukları bugünlerde Türkiye, Fuar ile meşgul olabilmektedir.” Savasın dehşet verici gürültüsü altında dünya çapında bir olay olarak lanse edilen 1943 İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılış töreninde yaptığı konuşmasında Belediye Başkanı Reşat Leblebicioglu şunları vurgulamıştı:

“… Dünyanın büyük ve korkunç bir harp felaketi içinde çalkalandığı bir zamanda, aziz Türk vataninin sulh, sükun ve emniyet havası içinde, bu yıl İzmir Enternasyonal Fuarı’nı açmak saadetine erişmiş bulunuyoruz.” Reşat Leblebicioglu hakliydi. Türkiye, böyle bir fuarı açmakla yerden göğe gururlanabilirdi. Dünya savaşıyor, Türkiye ise barışçı bir Fuar açıyordu.

1950-60 Dönemi

İzmir kenti, 1950 yılından itibaren hızla büyüyerek metropoliten bir merkez durumuna gelecek ve yüzde 31.6’lik büyüme hızı ile Adana ve Ankara’dan sonra ülkede en çok gelişen üçüncü kent olacaktır. 1950’de 230.000 olan nüfusu, 1960’da 360.000’e yükselecektir. Ticaret alanında etkin bir kent olmanın yanı sıra, sanayileşme açısından da önemli ilerlemeler başlamıştır. Bu arada başlayan kentleşme olgusu, kırsal alanlardan kentlere doğru büyük bir akimi başlatmıştır.

1950 ile 1960 yılları arasında sırasıyla Rauf Onursal, Enver Dündar Basar ve Faruk Tunca, İzmir Belediye Başkanları olarak İzmir Fuarı’na büyük hizmetler yapmışlardı. 1950’de Fuar’a katılan yerli ve yabancı firma şayisi 1.852 iken, bu rakam 1959 yılı fuarında 4.727’ye yükselmiştir. Ziyaretçi şayisi ise 1.337.754’den 1.758.308’e yükselecektir.

Türkiye’nin içine girdiği çok partili demokratik düzenin özgür ve heyecanlı havası içinde, 1951 İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılış töreninde konuşan İzmir Belediye Başkanı Rauf Onursal su görüşlere yer veriyordu:

“… 20’nci Enternasyonal Fuarımızın karakteri, İhraç fuarı olarak belirlenmiştir. Bu ilk kez böyle olmaktadır. Bundan sonraki bütün gayret ve çalışmalarımız buna dönük olacaktır. Bu seneki fuarın hazırlanması için yarim milyon liradan fazla bir miktar sarfedilmistir. Işık düzeni, yerli ve ecnebi firmaların iştirak nikbeti, geçen senelere nazaran rekor düzeydedir. İste bu inancın verdiği heyecan içindeki İzmirliler adına, bütün dünya milletlerini selamlamakta bahtiyarlık duyuyorum.”

Ayni törende konuşan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Prof. Muhlis Ete ise, 1951 yılında 855.632.000 Türk lirasına yükselen ihracat hacmimizin getirdiği ferahlığı İzmir Fuarı’nın organize edeceğini ve bu kurulusun milli vicdanda bir ekonomi anıtı olarak yükselmeye devam edeceğini vurgulamıştı. Rauf Onursal döneminin özellikle halkla iliksiler ve tanıtım alanında İzmir fuarı büyük atılımlar yapmıştır. Rauf Nursal’dan sonra İzmir Belediye Başkanı olan Enver Dündar Basar döneminde İzmir fuarı gelişimine devam etmişti. Bu dönemin yenilikleri olarak sanayi ürünlerimizin sergilendiği bir Sanayi Pavyonu, Cumhuriyet döneminde yaratılan eserleri yansıtan Kalkınan Türkiye Pavyonu ve yabancı pavyon yöneticilerinin bulumsa ve dinlenme yeri olarak hazırlanan Yabancılar Kulübü yer almıştı. 1956 İzmir Enternasyonal Fuarı’nı açan Enver Dündar Basar, şunları belirtiyordu:

“Güzel İzmir imimin bağrından doğup gelen ve gelişen Fuar’ımız bu yıl 25 yasına girmiş bulunuyor. Bu yas gençliğin, tazeliğin ve güzelliğin ifadesidir. 25’nci yıldönümünü büyük sevinçle kutladığımız İzmir Enternasyonal Fuarı’nı ve Kültür park’ı İzmir’in yangın haberleri içinde kurmak teşebbüsünü ele alanları ve bu müesseseyi 25 yıl içinde daha ileriye götürmek üzere çalışanları muhabbet ve takdimle anarım.”

Evet, İzmir Fuar’ı 25 yasına girmişti. Belediye Başkanı’nın konuşmalarının ardından Ticaret Bakanı Zeyyat Mandalinci tarafından törenle açıldı.

1960-1970 Dönemi

1961 yılı İzmir Enternasyonal fuarı açılısı töreninde konuşan İzmir Vali ve Belediye Başkanı General Burhan ettin Uluç, günün önemini su sözler ile belirtiyordu: “… Bugün 30. yılını idrak eden İzmir Enternasyonal Fuarı’nı hür bir hava içerisinde açıyoruz. Geçen yıllara nikbetle daha geniş ve daha zevkli meşherleriyle, azim ve iradelerini parlak ve canlı bir şekilde önümüze seren, gerek ticari ve gerekse kültürel sahada birçok güzel numuneler veren bu dost devletlere Fuarımıza iştiraklerinden dolayı şükranlarımı arz ederim”

Fuar Müdürlüğü’nü İsmet Kaptan’ın yaptığı 1961 yılı Fuarı’nın açılısını yapan Ticaret Bakanı Mehmet Baydır ise yaptığı konuşmasında, “sağlam iktisadi bünyesi ile herkesin en müsait şartlarla ticaret yapmak istediği bir memleket olma yoluna giren Türkiye’nin en gurur verici anıtının İzmir fuarı” olduğunu söylemişti.

1965’te İzmir Belediye Başkanı olan Osman Kibar döneminde, İzmir fuarı tarihinin en büyük gelişmelerinden birini göstermişti. 1967’de Fuar’a katılan yabancı ülke sayısı 51’e ulaştı. 1965’de 2.208.472 olan ziyaretçi şayisi 3.207.195’e yükseldi. Fuar’a katılan yerli ve yabancı firma sayısında büyük artışlar olutsu. Osman Kibar’ın İzmir Fuarı’na yaptığı en büyük hizmet ise, Uluslararası Fuarlar Birliği (UFI) ile olan kimsi iliksileri sağlam bir diyaloga oturtarak hızla gelişmesi olmuştur. Osman Kibar’ın girişimi ile UFI’nin genel kongresi 1968’de İzmir’de toplanmıştı. 1969, 1970 ve 1972 yıllarında UFI kongresine katılan Osman Kibar, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın devamlı propagandasını yaparak 1974 kongresinin de İzmir’de yapılmasını önermişti. Bu arada Fuar Müdürü olan Ahmet Dönmezi yanına alarak, her yıl Ankara’ya bir çok kez giden Osman Kibar, devamlı olarak yabancı büyükelçilikleri ve ticaret adeseliklerini dolaşıyor ve İzmir Fuarı’na katılacak yabancı firmaların artmasına uğraşıyordu. Bu açıdan incelenince, yaptığı hizmetler essizdir. Çeşitli Asya ve Afrika ülkelerinin Fuar’a katılması Osman Kibar’ın bu girişimleri sonucu olmuştur.

360.000 metrekarelik bir alan üzerinde her yıl gelişen çeşitli pavyonları, tesisleri ve organizasyonları ile önemli bir ekonomik ve toplumsal değer kazanan İzmir Enternasyonal fuarı, 1970-80 yılları içinde dünya ölçüsünde önem kazanmış ve bölge ticareti açısından etkili bir konuma girmiştir. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda yer alan devlet pavyonları için kontenjan tahsis edilmiş ve böylece yurdumuza geniş ölçüde ithalat sağlanmıştır. Bu amaçla ayrılan kontenjan miktarı 1972 yılından itibaren artırılmış ve bu miktar 1973 fuarı için 16 milyon dolara yükselmiştir. Ayrıca 1972 yılından itibaren dünyadaki yeniliklerin Fuar’da yer alması ve bu yeniliklerin Türk sanayine yardımcı olmasını sağlamak amacı ile her yıl bir teknolojik kota tahsisi oluşturulmuştur.

İzmir Fuar’ının Türk ekonomisine sanayi ve ihracatta daha yararlı olmasını sağlamak amacı ile Fuar süresince ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılarak İhracat Geliştirme ve Dayanışma Komitesi de 1972 Fuar’ında faaliyete geçmiştir.

1970 yılında İzmir Enternasyonal Fuarı’na 1.448 yabancı 678 yerli firma katılmıştır. Ayni yıl Fuar’ı ziyaret eden kişi sayısı ise 3.207.195 idi. 1980 yılı IEF’ ne ise, 750 yabancı 1000 firma katılmıştı. Ziyaretçi sayısı ise 5.500.000’e tırmanmıştır.

1970-80 döneminde İzmir Enternasyonal Fuarı’nın sorumlusu İzmir Belediye Başkanları Osman Kibar (1965-73) ve Ihsan Almanak (1973-83) olmuştur. Ayni dönemde Fuar Müdürlüklerinde ise Ahmet Dönmez, Ahmet Nursal, Cumhur Gündüz, Hamdi Asena bulundu.

Diş ilikliler açısından en önemli gelimse İzmir Belediye Başkanı Ihsan Alyanak’in 1978 yılı 45.UFI kongresine katılması oldu. Ihsan Almanak bu kongreye sunduğu önerge ile 1981 yılının tüm dünya fuarlarının ATATÜRK YILI olarak kutlanmasını genel kurula katılan 1.620 delegeye kabul ettirerek onaylattı. 5 0. İzmir Enternasyonal fuarı da, Atatürk fuarı olarak ilan edildi ve bu amaca dönük çalışmalara derhal başlandı.

İzmir Enternasyonal Fuarı’nın tarihe geçen en önemli yıllarından birisi de 1981 yılı olmuştur. Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü olan ve ulusça büyük gösterilerle kutlanan 1981 yılı, ayni zamanda Fuar’ın gerek organizasyon ve gerekse katılma açısından görkemli geçmiş ve Atatürk’e layık bir eser olduğunu ispatlamıştır. izfas ve İzmir fuarı Türkiye’nin Uluslararası Fuarlar Birliği’ne üye tek genel ticari fuarı olan İzmir Enternasyonal l Fuarı’nın, 1936 yılında bugünkü mevcut 421 bin metrekarelik alanda hizmet vermeye başladığını görüyoruz. Kısa süre içinde basarili çalışmalara imza atan ve dünyadaki belli baslı fuarlar arasına giren IEF, Türk ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak kabuk değiştirir. Özellikle dünyada genel fuarların yerini ihtisas fuarcılığının alması üzerine, 7 Şubat 1990 tarihinde kısa adi IZFAS olan İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat Etkinlikleri Ticaret A.S. kurulur.

Kültür park, içinde yer alan 760 kişilik kapasiteye sahip uluslararası standartlardaki İsmet İnönü Sanat Merkezi, İzmir Sanat Evi, 3000 kişilik Atatürk Açıkhava Tiyatrosu, 1000 kişilik Çamlık Senar Nejat Uygur Tiyatrosu, 1.190 metrekare sergi alanı ve 167 kişilik konferans salonu ile Özdemir Sabancı Fuar ve Sergi Sarayı, Türkiye’nin en büyük ve en modern galerilerinden IZFAS Sanat Galerisi, Hayvanat Bahçesi, Gençlik Merkezi ile İzmir’in kültür ve sanat merkezi konumundadır. Toplam 421 bin metrekarelik alanda 200 çeşitten fazla bitki örtüsü ve 8000’in üzerindeki ağaç şayisi ile 156 bin metrekare yeşil dokuya sahip Kültür park, hiç kuskusuz “İzmir’in Akciğeri” niteliğindedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ